
Dereköy Otel, Gökçeada'nın batısında, bir zamanlar Balkanların en büyük köyü olan Şinudi'de beş odalı bir taş ev.

Dereköy, iki tepe arasındaki vadide doğdu; zamansız bir taş köyün ortasında.
Bir konaklama yerinden fazlası: köyün taşıyla ve ölçüsüyle yapılmış, kalabalık olmayan, misafirini tanıyan bir ev. Beş oda, bir teras, bir manzara — fazlası değil.
Dereköy, ada merkezi Çınarlı'ya yaklaşık 14 km; feribot iskelesi Kuzu Limanı'ndan yarım saat. Köyün ortasında, Aya Marina Kilisesi'ne ve tarihi çamaşırhaneye yürüme mesafesinde.
Marmaros Şelalesi 7 km; Laz Koyu 10 km. Adanın sörf merkezi Aydıncık ve ilkbahar–sonbahar göçlerinde flamingo ağırlayan Tuz Gölü merkez yönünde. Türkiye’nin ilk Sualtı Milli Parkı’ndaki Yıldızkoy kuzey kıyıda.
Adaya yalnızca denizden: Kabatepe – Kuzu Limanı feribotu yaklaşık 1 saat 15 dakika. Dereköy’e düzenli toplu taşıma olmadığından kiralık araç öneriyoruz.


Her oda köyün taşıyla, aynı elden.
Taş duvar, ahşap doğrama, çini zemin, beyaz keten. Ölçüleri ve manzara açıları farklı; ruhu aynı. Tavanda vantilatör, pencere önünde bir sedir, duvarda kemerli bir niş.

Samimi bir konukseverlik
Diğer odalar

Köye ve dağa bakan bir teras
Günün her saati başka bir ışık: sabah köy uyanırken, öğlen zakkumların gölgesinde, akşam dağın ardında güneş batarken. Kahve, kitap ya da hiçbir şey.

Terasta sabah
Masalar taş zeminde, arkada zakkumlar ve ahşap korkuluk; ötesinde köyün taş evleri ve dağ. Sabah güneşi cephe boyunca terasa buradan girer.
Terasın ucunda, köye bakan iki koltuk. Akşamüstü dağın rengi değişir; köyün ışıkları birer birer yanar. Yaz gecelerinde rüzgâr serindir — bir hırka yeter.



Bir zamanlar Balkanların en büyük köyü: 1935’te 1.989 nüfus, 22 kahvehane, 2 sinema, bir tiyatro ve 3 zeytinyağı fabrikası.

Adanın diğer Rum köylerinden farklı olarak Dereköy yamaca değil, iki tepe arasındaki vadiye kurulmuş. İki katlı taş evler, dar sokaklar, suyu hâlâ akan tarihi çamaşırhane, restore edilmiş Aya Marina Kilisesi ve asırlık çınarların gölgelediği meydan. Köyün tamamı bugün kentsel sit alanı. Ağustos aylarında Yunanistan’a göçmüş eski köylüler panayır için geri döner; köy birkaç haftalığına yeniden canlanır.


Sakin bir ada, sessiz bir taraf
Gökçeada 2011'den bu yana Cittaslow — dünyanın ilk ve tek 'sakin ada'sı. Türkiye'nin en büyük adası; Ladolia zeytini, balı ve organik tarımıyla bilinir.
Haziran ve Eylül en dengeli aylar: hava sıcak, deniz girilebilir, ada henüz kalabalıklaşmamış. Nisan–Haziran ve Eylül–Ekim köy gezisi ve Marmaros için en güzel dönem; şelalenin suyu ilkbaharda en gürdür. Kışın feribot seferleri seyrekleşir.

Evde neler var
- Beş oda, tek ev — misafirini tanıyan ölçek
- Köye ve dağa bakan teras
- Doğal taş duvarlı, çini zeminli odalar
- Özel banyo, yağmur duş
- Klima ve tavan vantilatörü
- Aya Marina Kilisesi ve tarihi çamaşırhaneye yürüme mesafesi
- Marmaros Şelalesi'ne 7 km, Laz Koyu'na 10 km
- Feribot ve araç kiralama konusunda yönlendirme
- Ada merkezine 14 km, Kuzu Limanı'na yarım saat
